Bilgisayarsız Kontrol Mümkün mü?
Harvard School of Engineering and Applied Sciences bünyesinde geliştirilen yeni robot, robotik dünyasında alışılmış yaklaşımların dışına çıkıyor.
Bu robot, elektronik devreler veya hesaplama birimleri yerine lastik bantlar, kaldıraçlar ve özel eklemler kullanarak hareket ediyor.
Araştırmanın başyazarı Leon Kamp, bu yaklaşımın dijital sistemlere karşı olmadığını vurguluyor. Ona göre bu çalışma, robotik için “alternatif bir araç seti” sunuyor.
Robot ilk bakışta küçük bir böceği andırıyor. Ön kısmında, çevreyi yoklayan esnek antenler bulunuyor.
Gövdesi ise basit dönme eklemlerine sahip modüler parçalardan oluşuyor.
Ancak bu eklemler özellikle verimsiz olacak şekilde tasarlanmış. Her eklemin içinden geçen bir lastik bant, hareket sırasında geriliyor. Bu gerilim, robotun hareket sırasını belirleyen temel unsur haline geliyor.
Enerji Manzarası Hareketi Belirliyor
Robot bir engele hafifçe dokunduğunda, antenlerde milimetrik bir esneme oluşuyor.
Bu küçük değişim, lastik banttaki enerji dağılımını değiştiriyor. Sonuç olarak robotun adım düzeni tersine dönüyor ve yön değiştiriyor.
Bu tepkiyi oluşturmak için 1 newtondan daha az kuvvet yeterli oluyor. Üstelik tüm süreç tamamen mekanik.
Sensör yok. Mikrodenetleyici yok. Yazılım yok.
Bu çalışma, Bertoldi Grubu’nun yıllardır sürdürdüğü enerji temelli hareket sıralaması araştırmalarına dayanıyor.
Araştırmacılar, elastik elemanların farklı şekilde konumlandırılmasıyla öngörülebilir hareket dizileri üretilebileceğini daha önce göstermişti.
Lastik bantların eklem üzerindeki konumu değiştirildiğinde, robotun hareket yönü de değişiyor.
Aynı sistem, kaldırma, sallama ve geri çekme gibi tam bir yürüme döngüsü üretebiliyor.
Leon Kamp’a göre bu robot, yapay zekâya bir alternatif değil.
Aksine, elektronik sistemlerin kullanılamadığı alanlar için tamamlayıcı bir çözüm sunuyor.
Bu yaklaşım özellikle yumuşak robotlar, mikro robotlar ve enerji kısıtlı sistemler için büyük avantaj sağlıyor.
Araştırmacılar, bu prensiplerin gelecekte yeniden programlanabilir malzemelere ve origami tabanlı adaptif yapılara da uygulanabileceğini düşünüyor.
Bu çalışma, robotların her zaman daha fazla sensör ve daha güçlü işlemcilere ihtiyaç duymadığını gösteriyor.
Bazen karar alma süreci, doğrudan malzemenin kendisine gömülebiliyor.
Bu da robotik için yeni bir soruyu gündeme getiriyor:
Zekâ her zaman yazılımda mı olmak zorunda?
