Dünyanın önde gelen teknoloji devleri son bir yılda olağanüstü bir değer artışı yaşadı. Yapay zekânın hızla gelişmesiyle birlikte, sağlık, istihdam ve bilim gibi alanlarda insan hayatını kökten dönüştürecek bir devrim beklentisi doğdu. Ancak uzmanlar bu yükselişin “gerçek değer”den çok “toplumsal heyecan ve beklentilerle” beslendiğini söylüyor.
OpenAI’nin piyasa değeri geçen yıl 157 milyar dolarken bugün 500 milyar dolara (yaklaşık 373 milyar £) çıktı. Anthropic ise değerini neredeyse üçe katladı. Fakat İngiltere Merkez Bankası, bu ölçekteki değer artışlarının “hızlı bir düzeltmeyle” sonlanabileceği uyarısında bulundu.
Whittle ve Mills’e göre asıl soru şu:
“Bu rakamlar gerçekten yapay zekânın bugünkü başarısına mı dayanıyor, yoksa insanların geleceğe dair umutlarına mı?”
Yazarlar, bugünkü tabloyu geçmişteki dot-com balonuna benzetiyor. 2000’lerin başında internet şirketlerinin aşırı değerlenmesi nasıl bir çöküşle sonuçlandıysa, yapay zekâ piyasası da benzer bir risk taşıyor.
“Gerçek Balon Patlayınca Anlaşılır”
Whittle’a göre, bir piyasa balonunun gerçekten var olup olmadığını anlamanın tek yolu, onun patlamasıdır. “Ama uyarı işaretleri şimdiden ortada,” diyor.
Mills, yatırımcıların şu anda geleceğin kârına değil, geleceğe dair inançlarına yatırım yaptığını vurguluyor:
“Bu değerlemeler, yapay zekânın şirketlerin kârlılığını olağanüstü artıracağı varsayımına dayanıyor. Bazıları bunun insanüstü zekâya kadar gideceğini düşünüyor. Ancak bu sadece bir tahmin.”
Bilgisayar bilimci Stuart Russell, “insanüstü zekâ” düzeyine ulaşacak bir yapay zekânın dünya ekonomisine 14 katrilyon dolarlık katkı sağlayabileceğini öngörüyor. Yatırımcılar, bu ihtimale adeta “pay satın alıyor.”
Kâr Etmeden Devleşen Şirketler
Yükselen değerlerine rağmen birçok yapay zekâ şirketi henüz kâr edebilmiş değil. Örneğin OpenAI, bu yılın ilk yarısında 7,8 milyar dolar zarar açıkladı. Şirketin kâra geçebilmesi için mevcut gelirinin yaklaşık on katına çıkması gerekiyor.
Whittle, bu durumu “döngüsel finansman modeli” olarak tanımlıyor:
“Nvidia, OpenAI’ye yatırım yapıyor; OpenAI ise Nvidia’dan çip satın alıyor. Bu sistem bir süre daha ayakta kalabilir ama yatırımcılar sonunda somut getiriler görmek isteyecektir.”
Gerçek Gelecek mi, Kolektif Hayal mi?
Whittle ve Mills, büyük teknoloji şirketlerinin devasa altyapı yatırımlarına dikkat çekiyor. Meta, Alphabet, Microsoft ve Amazon, yalnızca bu yıl yapay zekâ altyapısına Portekiz’in yıllık GSYH’si kadar harcama yapıyor.
Ancak bu yatırımlar, bugünün kazançları için değil; “yapay zekâ geleceği”ne inanç üzerine kurulu. Eğer bu inanç sarsılırsa, balonun patlaması kaçınılmaz hale gelebilir.
Balon Patlarsa Ne Olur?
Uzmanlara göre olası bir “AI balonu” patladığında sonuçlar sadece teknoloji sektörünü değil, milyonlarca insanı da etkileyecek:
-
Hisse senetlerinde ani düşüşler,
-
Emeklilik fonlarında kayıplar,
-
Artan işsizlik,
-
Gerçek yeniliklerin yatırım çekememesi.
Mills, “Böyle dönemlerde asıl potansiyel, abartı ve spekülasyonun gölgesinde kaybolur,” diyor.
Yapay zekâ, 21. yüzyılın en büyük teknolojik devrimi olmaya aday. Ancak bu potansiyelin ekonomik değerle karıştırılması, yeni bir finansal balonun habercisi olabilir.
Whittle ve Mills’in uyarısı net:
“Eğer geleceğe olan inanç gerçek verimlilikle desteklenmezse, bu devrim de bir sabun köpüğüne dönüşebilir.”
-
Whittle, R. & Mills, S. (2025). What Could Burst the AI Bubble? The Conversation UK. DOI: 10.64628/AB.7qksjhdgn
-
University of Salford & University of Leeds ortak çalışması.








